Erkeği yatakta mutlu etmenin en etkili yolları

Erkekler yatakta mutlu olduklarında hayatlarının geriye kalan bütün zamanlarında da mutlu olurlar. Çünkü erkek yataktaki performansına ve aldığı hazza göre bütün yaşamını şekillendirmektedir. O halde bir kadın yatak odasındaki yaşamı değiştirerek erkeğin ve kendisinin bütün hayatına yeni bir düzen verebilir. Daha mutlu veya daha üzgün olmak…Daha renkli bir yaşam sürdürmek veya bütün renklerden mahrum bir dünyada yaşamak… Her şey kadının yapabileceği birkaç ufak “etkinliğe” bağlı. İşte kadının yapabileceği o etkinlikler:

 

  • Erkeği yatakta mutlu etmenin yollarından en önemlisi: Dili etkili kullanmak

Erkeklerin yatakta hoşlandıkları belli bir konuşma tarzı vardır. Kısa ifadelere dayanan ve doğal ses tonu ile yapılan konuşmalar yatakta erkeği etkilemektedir. Erkeği rahatsız eden durum ise yatakta ciddi meselelerin konuşulmasıdır. Erkeğe özgüven aşılayan ve fısıldaşır gibi söylenen övgü sözcükleri erkekleri müthiş derecede motive etmektedir. Biz “erkeği dilinizle etkileyin” diye madde başlığı attık. Yaratıcılığınızı kullanıp bu cümleyi bambaşka biçimlerde değerlendirmek de yeteneğinize kalmış.

  • Erkeği yatakta mutlu etmek için erkekle hazzı paylaşmak

Kimi kadınlar cinselliği tek kişilik haz elde etme çabası olarak algılarlar. Onlara göre karşıdaki kişi sadece bir araçtır ve seks hayatı kişinin kendisinin en üst düzeyde doyuma ulaşmasıdır. Bu bakış açısı yanlıştır. Çünkü cinselliğin anlamı ve güzelliği paylaşımdır. Duygu paylaşımına dayanmayan bir seks hayatı çok basit bir günlük hayat aktivitesi düzeyinde kalır. Erkekler de mutlaka yatakta hazzı kadın ile paylaşmak isterler. Eğer kadın cinsel ilişkiden mutlu çıkıyorsa bu erkeği de mutlu eder. Kadın seksi bir görev gibi kabul edip “oldu bittiye getirirse” erkek ciddi şekilde olumsuz etkilenecektir.

  • Ne kadar uzun sevişme o kadar fazla mutluluk

Bütün araştırmalar göstermiştir ki çiftlerin sevişme süresi ne kadar uzunsa mutluluk seviyeleri de o nispette fazla olmaktadır. Kadınlar ön sevişmeyi uzun tutmayı bilmelidir. Ayrıca cinsel birleşme bittikten sonra hemen toparlanmamalı, sevişme sonrası dinlenme vaktini de sevişme süresine dahil ederek erkeği yalnız bırakmamalıdır.

  • Parfümler erkeği yatakta mutlu eden önemli bir unsurdur

Parfümlerin erkeğin cinsel performansını çok fazla etkilediği bilinmektedir. Ayrıca parfüm sıkarak yatağa giren kadın erkeğe değer verdiğini ve güzel bir birliktelik yaşamak istediğini hissettirmektedir. Parfümler söz konusu olunca kadınların gece için farklı, gündüz için farklı parfüm kullanmaya dikkat etmeleri gerekir. Bir süre sonra erkek koku alma duyusunu da cinsel hareketlenme için bir mesaj aracı olarak kullanabilecektir.

  • Erkek ne göreceğini merak ederek yatak odasına girerse çok daha mutlu olur

Kıyafet seçimi yatak odasındaki mutluluk için önemli bir detay olarak karşımıza çıkmaktadır. Sık sık içi çamaşırı değiştirmek ve yatak odasında farklı ambiyanslar yaratmak erkeğin heyecanını artırabilir. Görsellik erkeğin cinsel yaşamı için önemli bir detaydır. Erkeği etkileyen renklere şöyle bir bakmak gerekirse karşımıza şu sonuçlar çıkar:

Erkeklerin en fazla etkilendikleri renk siyahtır. İkinci sırada ise kırmızı gelmektedir. Pembe ve bordo da erkekleri etkileyen renkler arasında sayılabilir. Yatak odasında erkekleri ekilemeyen aksine cinsel isteklerini öldüren renk ise sarıdır. Mutlu bir cinsel yaşam için kesinlikle sarı renkten uzak durulmalıdır.

  • Erkeğin fantezi dünyasına saygı duymak

Birçok erkek seviştikleri zaman karşılarındaki kadın ile değil kafalarında kurguladıkları kadın ile birlikte olmaktadır. Bunu anlayan pek çok kadın ciddi tepkiler vermekte ve cinsel birlikteliği çoğu zaman sonlandırmaktadır. Ancak yapılması gereken şey böyle durumlarda tepki göstermek olmamalıdır. Erkeği gerçeklikler içine çekmek için sabırlı olunmalıdır. Çünkü erkek sadece yatakta değil hayatın her alanında gerçek yaşamdan ziyade kafasında kurguladığı yaşama bağlıdır. Onun dünyasını değiştirip “ o an”a ve “o mekân”a erkeği çekmek de kadının hünerine bağlıdır.

  • Sevişmek bir görev değil bir hobi olarak algılanmalıdır

Bazı çiftlerde “biz sevgiliyiz, birlikte olmalıyız” görüşü vardır. Seks hayatı görev kabul edildiği zaman bütün renklerini ve heyecanını yitirir. Biyolojik bir aktivite haline gelir. Bu da cinsellikten alınan hazzı en aza indirir. Halbuki yapılması gereken şey cinsel yaşamı hobi haline getirmektir. Nasıl ki insanlar hobilerini geliştirip ondan daha fazla zevk almak için her yola başvuruyorlarsa aynı şeyi cinsel yaşamları için de yapmalıdırlar. Çiftlerin cinselliğe bakış açısı değiştiğinde cinselliğin kendisi de ciddi şekilde değişim gösterecektir.

  • Sevişirken göz temasını kaybetmemek

Kadınlar için de erkekler için de sevişme sırasında karşıdaki kişinin bakışlarına tanık olmak çok önemli bir husustur. Bakışlarını kaçırmak ya da gözleri kapatmak karşıdaki kişiyi psikolojik olarak rahatsız edebilmektedir. Buna karşın erkeklerin büyük bir kısmı sevişme sırasında kadının yüzünün alacağı hali merak etmektedir. Yatakta kadın ile göz teması kuran erkek bundan büyük bir haz almakta ve bu görüntüyü uzun süre unutmamaktadır.

  • Sevişme zamanını ve mekânını sık sık değiştirmek

Her zaman günün aynı saatinde ve aynı yerde sevişmek bir süre sonra monoton bir ilişkinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Gecenin ilerleyen saatlerini her zaman seks saati olarak belirlemek yanlıştır. Sabahın erken vakitleri ve gün ortası da etkili cinsel birleşme saatleridir. Kadınlar bu konuda yaratıcı ve cesur olmalıdır. Aynı şekilde “yatak odası” kavramı sadece uyunan yer anlamında düşünülmemeli ve sevişilebilecek her türlü mekân olarak algılanmalıdır. Mutfak, koridorlar ve oturma odası da yeri geldikçe “yatak odası” niyeti ile kullanılabilmelidir.

Bu Konu Hakkında Düşüncelerin Nedir?